BEN BİR ŞEHİT ÇOCUĞUYUM

Yayınlandı: Haziran 18, 2017 / Denemelerim

Yaşamak için can veren kahramanlarımızın babalar günü kutlu olsun. Her birini ayrı ayrı rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum. Kabirleri nur, mekânları cennet olsun.

 

SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUP

Yayınlandı: Haziran 13, 2017 / Denemelerim

-Devletin bekâsı için serden geçen isimsiz kahramanlara…-

vvx14Vatan yoluna baş koymuş, bayrak sevgisini iplik iplik hücrelerine dokumuş can dostum. Hitabım sana ve seninle birlikte tüm sahiplenenlere..

Vakit gecenin bir yarısı. Alem kim bilir kaçıncı uykuda…

Oysa benim çarmıha gerili gözbebeklerime uyku öylesine uzak ki.

Yüreğimde ordular at sürmekte, fırtınalar kopmakta. Sensizlik bileklerimde demir bilezik. Hıçkırıklar boğazımda dokuz düğüm. Kemiriyor ruhumu hicranlar bölüm bölüm… Yazının devamını oku »

DİRLİK, BİRLİKTEDİR

Yayınlandı: Ocak 1, 2017 / Denemelerim

Kederde, tasada, sevinçte bir olan, aynı ülkü etrafında kenetlenmiş insanlar topluluğuna millet denir. En kaba tarifi budur.
Sevinci geçtik, acıda, kederde dahi bir olamıyoruz. Günden güne eriyoruz, adeta can çekişiyoruz.
Tam da terör örgütlerinin istedikleri gibi davranıyoruz, yavaş yavaş ayrışıyoruz; Alevi-Sünni, Türk-Kürt, Laik-Müslüman vs.

İnsana insan nazarıyla bakmayı ve her insanın diğerine yaradanın kutsal bir emaneti olduğunu ne zaman idrak edeceğiz?

Yanıbaşımızda parçalanan ülkelere bakın ve neden bu kadar kolay yem olduklarını düşünün biraz.

Terör eyleminin bir meyhaneye yahut bir ibadethaneye yapılmasının önemi yoktur, zira hedef farklı olsa da aynı amaca hizmet eder.

Allah aşkına terör ateşini fitne benziniyle harlandıranların ekmeğine yağ sürmeyin!
Allah birliğimize, dirliğimize kasteden hainlere ve gafillere fırsat vermesin. Yüce milletimizin başı sağolsun.

2016’YI UĞURLARKEN

Yayınlandı: Aralık 31, 2016 / Denemelerim

10341533_10153445894339078_4489333432482873948_n

Sizin gördüğünüz yıkılmaya yüz tutmuş eski bir köy evi olsa da bu evin benim için anlamı çok daha farklı ve büyük. Zira tam 45 yıl önce bugün bu evde açmışım dünyaya gözlerimi.

Annemden duyduğum kadarıyla “çaydan yan ki odada” doğmuşum. Şaşırtmasın bu tabir sizi. Evin arkasında o zamanlar bir küçük bir dere yani çay varmış. O yüzden arka tarafa düşen o karanlık odanın ev ahalisi içindeki adı buymuş. Ne var ki ben bu çayı hiçbir zaman görmedim.

Yazının devamını oku »

ÖLÜRSE TENLER ÖLÜR

Yayınlandı: Aralık 31, 2016 / Denemelerim

Hayattayken kaç kişi hatırlar, kaç kişi kutlardı acaba doğum gününü? 

Bu millet kıymetini bilmek ve hakkını teslim etmek için şehadetini bekliyormuş meğer. 

Öyledir milletimiz. Anlamak, kıymet biçmek, övgüler dizmek için ölmeni bekler. 

Ve ardından ön çok ağlayanlar, gidişine en derin ağıtları yakanlar, sağlığında en çok tuzak kuranlardır emin ol. 

Şehitlerin kaderidir belki bu. Hayattayken yüzüne bakmadığı askeri, polisi, tabuttayken seviyor, kucaklıyor bu millet. 
Biz seni seviyor ve özlüyoruz başkanım. Rabbim ruhunu şâd eylesin.

VE METİN TOKDEMİR

Yayınlandı: Aralık 8, 2016 / Denemelerim

94265651_tn24_090’lı yılların başıydı. O zamanlar gazetelerin bir duruşu, bir kimliği vardı. Öyle ki; sosyal ilişkilerimizi dahi etkilerdi bu durum.
Gülmeyin, ciddiyim. Mesela bizim ilçenin siyasal yapısı müsait olmadığı için Cumhuriyet okurları, çoğunlukla beraberinde bir de Tercüman gazetesi alırlar ve Cumhuriyet’i, Tercüman’ın içerisine sararak koyarlardı paltolarının dış cebine.
Bu bir nev’i sigorta sayılırdı.
Hoş ilçede tek bir gazete bayii vardı ve sahibi Ülkücüydü. Yani çoğu zaman o sigorta bir işe yaramazdı.
O zamanlar günlük bir gazetemiz olmadığı için hafta içlerinde Tercüman ya da Türkiye Gazetesi alırdık. Ama asıl gazetemiz YENİ DÜŞÜNCE’ydi. YENİ DÜŞÜNCE haftalık bir gazeteydi, Cuma günleri çıkardı. Mübalağa değil, yağmura hasret topraklar gibi sabırsızlıkla beklerdim cuma günlerini. Zira Metin ağabey YENİ DÜŞÜNCE’de yazıyordu.

Yazının devamını oku »

DEVRİ DAİM OLSUN

Yayınlandı: Eylül 17, 2016 / Denemelerim

son20169168563593256Tarık Akan vefat etti dün. Her fani gibi devrini tamamladı ve göçtü. Aslında ardından kelam etmek niyetinde değildim ancak özellikle sosyal medyada yazılanlara bakınca bir şeyler karalama ihtiyacı hissettim.

Sözlükte “söz veya işte haddi aşmak, aşırı gitmek” anlamına gelen ifrat, ahlâkî bir kavram olarak, ahlâkî davranışların kaynağı olan psikolojik yeteneklerin işleyişinde itidal noktasının ilerisine geçen sapmalar demektir. İfratın karşısı ise tefrittir. Ve içinde bulunduğumuz durumu da sanırım en iyi bu iki kelime özetliyor; ifrat ve tefrit.

Seversiniz, sevmezsiniz, beğenirsiniz, beğenmezsiniz o elbette sizin bileceğiniz iş. Fakat bir ölünün ardından ağız dolusu küfretmeyi maharet sayıyor ve kendinizi Tanrı yerine koyup yargılıyorsanız ciddi bir probleminiz var demektir. Üstelik bunu “islam” adına yaptığınızı vurgulamak için küfür ve hakaretlerinizi dini argümanlarla kuvvetlendirme gayretindeyseniz durum daha da vahim demektir. Müslümanın hayatta benzemek zorunda olduğu tek insan, iki cihan serveri (sav) efendimizdir. Bakın Cenâb-ı Fahr-i Kâinat (sav) Efendimizin cenazeye hürmeti nasılmış. Yazının devamını oku »