İTTİHAT VE TERAKKİ TARİHİ

Yayınlandı: Şubat 12, 2018 / Denemelerim

123Tarih yazmak, tarihi yapmaktan daha zordur derler. Tarafsızlık ve nesnellik özellikle tarih biliminde önemli bir yer kaplar. Bir olayı ve gerçekliği her türlü kaygıdan uzak tüm yönleriyle yazmaya ve anlatmaya objektif tarihçilik denir.

Objektif tarihçiliğin olmadığı bir yerde, gerçek tarihin öğrenilmesi imkansızlaşır ve tarih bir propaganda aracına dönüşür. Tek taraflı yoğun bombardıman, kitleleri öğrenilmesi istenen şeyleri öğrenilmesine, gizli ve saklı tutulması gereken şeylerin ise öğrenilmemesine yol açar. Tarihin bir kara propaganda silahı olarak kullanılmasına en güzel örnek Ermeni tehciridir.

Tarih yazıcıları tarafsız olmadığında, tarihte gerçekte ne olup bittiğini öğrenmek çok zor bir iş haline gelir. Yaşanılanlar ve meydana gelen olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak ve mantık çerçevesinde değerlendirmek imkansızlaşır. Yazının devamını oku »

GÖLGE ETMEYİN BAŞKA İHSAN İSTEMEZ

Yayınlandı: Şubat 11, 2018 / Denemelerim

photo5765020445941279725Silah, mühimmat, teçhizat, savaşçı sayısı ve teknik üstünlük elbette önemlidir. Ancak savaşta asıl belirleyici unsur savaşçının psikolojisi ve motivasyonudur. O yüzden bu süreçte kalem erbablarının, siyasilerin ve medya mensuplarının yazdıklarına, söylediklerine biraz daha ihtimam göstermeleri gerekir.

“Nereye?” sorusuna “Kızılelmaya!” diyen tankçı, zırhlı aracın içinde “Düğüne gidiyoruz” diyen asker, ele geçirdikleri her noktaya şanlı bayrağımızı dikip, Bozkurt selamıyla ezan okuyan yiğitler geri dönmeyi düşünmeden atılıyorlar düşman üzerine.

Onların moralini bozmaya kimsenin hakkı yok. Yazının devamını oku »

YENİ E-KİTAPLAR…

Yayınlandı: Kasım 13, 2017 / Denemelerim

c1dlz225ersyesyeniUzun zamandır digital kütüphanemizi güncellemiyorduk. Bugün hazır laf tarih romanlarından ve Aptullah Ziya KOZANOĞLU’ndan açılmışken onun eserlerinden bir kaçını eklemek istedim. İyi okumalar efendim.

Dizindeki kitaplar;

– Atlı Han
– Gültekin
– Hilal ve Haç
– Kızıl Kadırga
– Kızıl Tuğ
– Malkoçoğlu
– Sarı Benizli Adam
– Türk Korsanları

İndirmek için lütfen buraya tıklayınız.

SAVAŞÇININ DOKUZ İLKESİ

Yayınlandı: Ekim 26, 2017 / Denemelerim

photo6019121186597874209“İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır” diye güzel bir söz var. Ben bu sözün kitaplar için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Güzel bir kapak tasarımı ve iyi seçilmiş bir isim sanırım kitap okumayı seven herkes için karşı konulmaz bir cazibedir.

İnsanlar çoğunlukla hediyeden ziyade ambalajına odaklanırlar. Arzu edilen ve beklenen elbette ikisinin de harika olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle kitap okumayı seven birisi olarak, kitaptan beklentim tamamı ile yani hem kapak, hem baskı ve hem de içerik olarak doyurucu olmasıdır. Maalesef günümüzde bu tarz kitaplara rastlamak neredeyse imkansız. Çoğu, açık kaynaklardan özensiz bir şekilde derlenen ve genellikle profesyonel bir editörün elinden geçmeyen yazılar, müthiş bir kapak tasarımıyla okuyucuya sunuluyor. İşin tuhafı bu kitaplar çok satıyor. Bazen insanların kitapları okumak için değil, duvarlarını süslemek için aldıklarını düşündürüyor bu durum bana. Yazının devamını oku »

İNSAN OLMAK…

Yayınlandı: Eylül 23, 2017 / Denemelerim

İstanbul trafiğinde araç kullanmak ömür törpüsü. O yüzden mecbur kalmadıkça trafiğe çıkmamaya gayret ediyorum. Mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanmaya çalışıyorum.

Önceden Avrupa’nın en uzun şehir içi hattı olarak nam yapan “500T” yani Tuzla-Cevizlibağ otobüslerini kullanıyordum. Ancak yeni açılan yollar ve uzatılan metro hatlarıyla alternatif güzargâhlar bir nebze olsun çoğaldığı için artık 500T’nin yakınından bile geçmeye niyetim yok. Köprüyü geçmek için otobüs kullanmak zorunda kalsam da, sonrasında çoğunlukla metroyu kullanıyorum.

thumb_28192İnsanları gözlemlemeyi seviyorum. Öyle ki; -çoktandır gitmiyorum ama- futbol maçı izlemeye gittiğimde dahi maçı değil insanları seyrederdim. Tavsiye ederim, maçtan çok daha eğlenceli ve heyecanlı tipler bulacağınıza garanti veriyorum.

Adeta insanların sel olup aktığı İstanbul’da gün boyu her çeşit insanla karşılaşmanız mümkün.

Mesela geçen gün metroda Pakistanlı olduğunu düşündüğüm bir gençle, Suriyeli olduğundan emin olduğum bir grup arasında çıkan sözlü tartışma bir anda kavgaya dönüşünce ne yapacağımızı şaşırdık. Kimi İngilizce, kimi Türkçe, kimi de vücut diliyle “yapmayın etmeyin” diye müdahale etse de, kavgaya mani olamadık. Yaşlı bir dedenin Suriyelileri konuşarak sakinleştirmesiyle ortalık duruldu. Yazının devamını oku »

ÇOK GARİPSİDİM…

Yayınlandı: Eylül 19, 2017 / Denemelerim

Sular hep aktı geçti
Kurudu vakti geçti
Nice han, nice sultan
Tahtı bıraktı geçti
Dünya bir penceredir
Her gelen baktı geçti

 c0da6shutterstock_125099732---Bulutlu-gokyuzu-ve-pembe-cicekli-dallar

         Geçen Çarşamba akşam saatleriydi. İşten henüz dönmüş, bahçede yorgunluk atıyordum. Nedendir bilmem telefonum çaldığında yüreğim “cız” etti.  İstemeye istemeye ve biraz da korkarak açtım telefonu.  “Babaannemin durumu iyi değilmiş, hastaneye kaldırmışlar” dediğinde kardeşim,  dudağımı ısırmışım gayr-ı ihtiyari.

            Biliyordum. Hakka yürümüştü babaannem. Kardeşimin dili varmamıştı söylemeye, konduramamıştı ölümü babaanneme… Bakmayın “babaanne” dediğime. Hayatım boyunca ben ona hep anne diye seslendim. Annem çalıştığı için gün içinde annemden çok onu görürdüm. Yazının devamını oku »

SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUP

Yayınlandı: Haziran 13, 2017 / Denemelerim

-Devletin bekâsı için serden geçen isimsiz kahramanlara…-

vvx14Vatan yoluna baş koymuş, bayrak sevgisini iplik iplik hücrelerine dokumuş can dostum. Hitabım sana ve seninle birlikte tüm sahiplenenlere..

Vakit gecenin bir yarısı. Alem kim bilir kaçıncı uykuda…

Oysa benim çarmıha gerili gözbebeklerime uyku öylesine uzak ki.

Yüreğimde ordular at sürmekte, fırtınalar kopmakta. Sensizlik bileklerimde demir bilezik. Hıçkırıklar boğazımda dokuz düğüm. Kemiriyor ruhumu hicranlar bölüm bölüm… Yazının devamını oku »